Çölde bir çocuk olmak başlı başına bir keyif olsa da, doğanın bir parçası olmak, onu manzaralarıyla sedalarıyla ve kokularıyla yaşamak en büyük haklı bizim için.
Büyük ailemiz, her kadının ortalama yedi çocuğa sahip olduğu Somali için tipik bir aileydi. Çocuklar, büyüdüklerinde ebeveynlerine baktıkları için, büyükler tarafından gelecekteki huzurevi olarak görülürler.
"Hayallerin olmadığı bir dünya, çiçeksiz bir bahçe gibidir."
İnsanın kalbindeki gerçek aşk, dört nala giden bir at gibiymiş. Ne dizginden anlarmış, ne de bir söz dinlermiş.
Kafama yuva yapan kuş, kış mevsimiyle beraber yavrularını da alıp daha sıcak yerlere, belki de mutsuzluktan yerinden kalkmaya hâli olmayan bir başkasının kafasına göç etti
“Bir insanın okuduğu her şeyi aklında muhafaza etmesini beklemek, yediği her şeyi midesinde tutmasına benzer; oysa yediği şey onu bedenen beslediği gibi, okuduğu şey de zihnen besler."
Uyumayacaksın Memleketinin hali Seni seslerle uyandıracak Oturup yazacaksın Çünkü sen artık o sen değilsin Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin Durmadan sesler alacak Sesler vereceksin Uyuyamayacaksın Düzelmeden memleketin...
En mutlu anımızda uyuduysak şuan rüyalarımızda mı yaşıyoruz?
Mutluluk insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca.
"Kafam karıştı baştan alalım." "Hiçbir şey baştan alınamaz." "Sonucu konuşalım öyleyse." "Başı olmayanın sonundan nasıl bahsedebiliriz?" "Konuştuk o kadar boşa mı gitti?" "Boşa gidecek tabi. Dolu ne yapsın?" "Ben biraz mola vermek...
...kursağımda kaldı sevgi , yaş gözümde sel gibi...
Ben seni geceyle gündüzün arasında sevdim, yâr Kaybolan yılların, doğanın o acımasız kanununda sevdim ben seni Kahretsin, işte öyle sevdim, öyle yandım ben sana, yâr
Kimseye demeden, kimseye değmeden, kimseden olmadan, kimseden ummadan, kimsenin saçına ak olmadan, sırtına yük olmadan, kalbine iz bırakmadan sıyrılıp gitmek lazım şu hayattan... 🍂
“Gel seninle bir kez daha ağlayalım. yaşanmışlara, yaşanmamışlara, bir de hiç yaşanmayacaklara.” Oğuz Atay
Hayırlı sahurlar🌙