SABRIN ÇİVİLERİ YENİDEN SÖKÜLDÜ
Bir şeyler bitti değil.
Bir şeyler yakıldı.
Alev aldı sabrın kenarı,
çatlar gibi değil
patlar gibi koptu içerden.
Kimsede su yoktu.
Zaten isteyen de yoktu.
Kimsenin umursamadığı bir yerde büyüdü bu...
SABRIN ÇİVİLERİ YENİDEN SÖKÜLDÜ
Bir şeyler bitti değil.
Bir şeyler yakıldı.
Alev aldı sabrın kenarı,
çatlar gibi değil
patlar gibi koptu içerden.
Kimsede su yoktu.
Zaten isteyen de yoktu.
Kimsenin umursamadığı bir yerde büyüdü bu yangın.
Ufak bir kıvılcım sananların yüzüne şimdi küller savruluyor.
Bütün o “anlar gibi yapan” yüzlerin maskesi de bu sıcakta eridi gitti.
İyi oldu.
Gerçek yüzler hep böyle anlarda çıkar zaten.
Yorulmak başka,
tükenmek başka,
bu ise daha pis bir şey
içi kuruyup kırılan bir sabır.
Artık dokunulsa bile kırılacak bir şey kalmamış.
Her yer kesik, her taraf harabe.
Kimsenin üzerine alınmadığı hayal kırıklıkları dökülüyor duvarlardan.
İnsanların ağızları hâlâ laf yapıyor,
hâlâ bir şey söylüyorlar sanıyorlar.
Boş konuşan ağızların çıkardığı o metalik gürültü,
beynin kıyılarını lime lime ediyor.
O yüzden artık duymamak bir savunma değil,
bir temizlik.
Çöpleri dışarı atar gibi atıyor sesleri.
Kimsenin iyi niyeti kaldıramaz artık bu yerin küllerini.
Kim yaklaşsa,
kim el uzatsa,
kim bir şey sorsa…
Elinde yalnızca is kalır.
Çünkü olan her şey çoktan yanmış,
kimse fark ederken bile geç kalmış.
Kırgınlık artık öyle kırgın değil.
Küsmüş.
İçini toplamış, kapıyı vurmuş,
arkasını dönüp yürümüş.
Gidecek bir yer aramıyor;
gitmek bile bir anlam taşımıyor çünkü.
Bu tamamen başka bir nokta:
Bağların tek tek kesildiği,
adların silindiği,
hatıraların bile yüz çevirdiği bir boşluk.
Ve en sonunda,
en sert cümlenin ağırlığı çöküyor ortalığa:
“Yakıp geçtim.
Kalanlar umursamadıklarım.”
@Darkmysterium ✍️
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!