Yağmur düştü yolumuza, dolu kar vurdu, dolu kar vurdu Yiğit yiğide yanaşmak, yine kâr oldu, yine kâr oldu Gönül gönüle değince, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır Gönül gönüle değince, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır Arif olan söylemişti, bu yol çetindir, bu yol çetindir Gözümün nuru peygamber, o da yetimdir, o da yetimdir Omuz omuza verince, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır Omuz omuza verince, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır Zaman sevdamıza gebe, asla bükülme, asla bükülme Elbet bu yol düze çıkar, sakın dökülme, sakın dökülme Dönüp hakka yürüyünce, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır Dönüp hakka yürüyünce, yol mu dayanır hey dost, yol mu dayanır
Senin gibi bir aşk çiçeği ne yapar Seher vakti yağdığında yağmurlar? ” Diye mezar sordu güle. “Ya senin o kuyu gibi ağzına Düşen insan ne yapar daha sonra? ” Diye sordu ona gül de. Ey karanlık mezar, amber ve bal Kokusuna döner o...
Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar Ağlamaktan mı karadı gözlerin Bir zamanlar göz yaşını sevmezdin Şimdi neden yaşardı gözlerin Hasta mısın, yorgun musun nen var Sevdiklerin vefasız mıydı bu kadar... Victor Hugo
Kokunu alamamak, Sesini duymamak. Ha birde gözlerine bakamamak çok koyuyor be... Bunu bil🖤
Başkası söylese öfkelenir sustururum, annem söyleyince sadece susar ve yıkılırım. Çünkü en derin izi, yabancı değil, en yakının bırakır...
Sen beni tanımadan nasıl sevdin? +Ben senin sesini, Ben senin gülüşünü, Ben senin sohbetini, Kalbini sevdim Milana... -Görmeden mi? +Aşk görmek gerektirmez Milana
Aşk mıydı insanı bu kadar kör eden yoksa benmiydim aşık olmak için gözlerine bakan
Kadın saçını kestti kimse oksamasin diye adam sakalini uzattı kimse öpmesin diye
Yangınlar vardı içimizde harıl harıl yanan ama hava buz gibiydi
Arzular vardır bilirsin anlatılamaz Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu Taptaze, ıpılık kar gibi beyaz Keder sana yakışmıyor gül biraz Arzular vardır bilirsin anlatılamaz. Victor Hugo
''İnsan bazen, başkalarına anlatamadığı için değil; kendi dilinde kelime bulamadığı için susar.''