Gülmüyorsun ya, gülmek Bir halk gülüyorsa gülmektir Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi. — Edip Cansever
Freud'dan kızına; Sevgili Anna, en güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. Fizik kurallarına göre; sırtını dayadığın bir nesne birdenbire giderse sen de o yöne doğru devrilirsin. Yani bunun güçsüzlükle...
Bazı insanları sevginle iyileştiremeyeceğini anladığında bitiyor savaşın
Her gece onu düşünmekten saatim ilerlemez oldu. Kim sorarsa saat kaç diye, Cevabım hep aynı; Ona doğru.
Bıraktığın yerdeyim ama bıraktığın gibi değilim.
Çağın vebası; “Yüzler yüreklere hiç benzemiyor .”
Acemi bahçıvan gülün celladı olurmuş.
Çok fazla düşünüp, çok az hissediyoruz .
Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar...
-Hani... çok üzgünken günbatımlarını severiz ya... -Kırk üç defa izlediğin gün o kadar üzgündün yani?
Siz istiyorsunuz ki, çöllerin ortasında susuz bıraktığınız insanlar, size gül bahçesi sunsun.
Canı yanan sabretsin.canı yakan, canının yanacağı günü beklesin. Hz Muhammed (s.a.v)
"Allah, hiç kimseye gücünün yetmeyeceği bir şey yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi cezalandırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme!...
Dönüp duran bir çark. Akıp giden bir zaman. Yine, yeniden bir sabah... Günaydın yaşamak. -Nazım Hikmet