Mavi tükendi. Renklerin en neşelisini ve en çocukçasını yitirdik.
Göz ve gönül aydınlığımız; içimize ümit, özgürlük ve sonsuzluk duygusu getiren renk uçup gitti… Karardık.
Maviyi sever miydiniz; şu, renklerin en çok doğup en çabuk ölenini?...
Mavi tükendi. Renklerin en neşelisini ve en çocukçasını yitirdik.
Göz ve gönül aydınlığımız; içimize ümit, özgürlük ve sonsuzluk duygusu getiren renk uçup gitti… Karardık.
Maviyi sever miydiniz; şu, renklerin en çok doğup en çabuk ölenini? Mavinin “su rengi” demek olduğunu bilir miydiniz? Adını sudan aldığını sonra gökyüzüne ağarak oradan suya ve insanlara gülümseyip durduğunu… O gülümseyiş ki yer üstünde yaşamın tellerine dokunmuş ve müziği başlatmıştır. Onun için, yaşamak, mavi, müzikli bir yolculuk olmuştur. Güzel ve şirin olan ne varsa yaşantımızda, üzerine biraz mavi serpilmiş, hücrelerine, atomlarına maviler işlemiştir.
“gün olur başına kadar mavi
gün olur başına kadar güneş
gün olur deli gibi…”
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!