Kimseye anlatılmayan bir durakta bekliyorum.
Ne giden var, ne gelen.
Saat yok.
Zaman, burada insanın içinden geçiyor sadece.
Bazen her şey yerli yerinde gibi duruyor.
Ama insan, tam da böyle anlarda
eksik olanın adını koyamıyor.
Bir boşluk...
Kimseye anlatılmayan bir durakta bekliyorum.
Ne giden var, ne gelen.
Saat yok.
Zaman, burada insanın içinden geçiyor sadece.
Bazen her şey yerli yerinde gibi duruyor.
Ama insan, tam da böyle anlarda
eksik olanın adını koyamıyor.
Bir boşluk var;
duvarı yok, sesi yok, şekli yok.
Kalabalıklar içinden geçiyorum.
Kimse bana çarpmıyor.
Bu bir şans mı, yoksa bir işaret mi
hâlâ çözemedim.
İçimde konuşan bir ses var
ama ne dediğini söylemiyor.
Sadece varlığıyla yoruyor beni.
Susmak istiyor sanki;
ama susarsa ben kalacağım diye korkuyor.
Bazen düşünüyorum:
İnsan kendini ne zaman kaybeder?
Çok konuştuğunda mı,
yoksa hiç kimseye bir şey anlatmadığında mı?
Bu bir bekleyiş mi,
yoksa kaçmanın başka bir adı mı bilmiyorum.
Bildğim tek şey şu:
Burada kalmak da,
yola çıkmak kadar cesaret istiyor.
Ve ben…
henüz karar vermedim.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!