Bir zamanlar senin de soruların vardı
Geceye bırakılmış ince, uzun sorular
Herkes susmayı öğrenirken
Sen, dünyanın yüzüne dikkatle bakardın
Ben seni önce bir cümlede sevdim
Sonra sustuğum her yerde büyüdün
Adını anmadım uzun süre
Çünkü bazı...
Bir zamanlar senin de soruların vardı
Geceye bırakılmış ince, uzun sorular
Herkes susmayı öğrenirken
Sen, dünyanın yüzüne dikkatle bakardın
Ben seni önce bir cümlede sevdim
Sonra sustuğum her yerde büyüdün
Adını anmadım uzun süre
Çünkü bazı duygular
Söylenince eksilir sanıyordum
Bir gün ellerin geçti aklımdan
Eski bir şarkı gibi
Kırık ama tanıdık
İşte o gün anladım
İnsan en çok
İçinde kalan şeylere dönüşüyor
Sonra zaman oldu aramıza
İnce, soğuk, uzun bir zaman
Sen başka pencerelere baktın belki
Ben hâlâ aynı masada
Yarım kalmış cümleleri topluyordum
Şimdi desen ki
“Geçti.”
İnanırım belki
Ama bazı hislerin ömrü
İnsanlarınkinden daha uzun sürüyor
Ve ben hâlâ bilmiyorum
Birini unutmak mı daha zor
Yoksa bir zamanlar
Mutlu olduğuna inanmış olmak mı…
Yazan: Eva
Başlıksız bir şiir...
İnce memet ince memet yıllar önce okumuştum sanırım 4 üncü cilt olması lazım ya da 3 kitabın ortasına geldim huri ana gençliğini hatırladı değirmen de anıları gömüldü . Orada o anda o kitabı okumayi bıraktım. Yaşar kemal in kitapları çok güzel akıcı ama lakin ben ideolojik hiçbir şeyi sevemedim .
Ben de Yaşar Kemal’in diline, tasvirlerine ve insanı anlatış biçimine hayranım. Özellikle Hürü Ana’nın geçmişini hatırladığı bölümler insanın içine işliyor. Ama galiba ben edebiyatta daha çok insanın ruhuna, yalnızlığına ve iç dünyasına yaklaşan tarafı seviyorum. Toplumsal ya da ideolojik yön ağır basınca hikâyeden biraz uzaklaşıyorum. Buna rağmen İnce Memed’in bıraktığı etkiyi inkâr etmek zor; bazı sahneleri yıllar geçse de insanın içinde kalıyor.
Kaçıncı cilttesiniz bilmiyorum ama huru ana her yönden topluma yön veren oturaklı saygın kişilikli olarak karekter verilmiş. Ama o değirmene ki anıları tüm o karakteri yerle bir ediyor . Onun haricinde evet yasar kemal in betimleme ve kurgusu çok güzel . Başta dediğim gibi ideolojik bulduğum için ben daha okumadım yasar kemal . Biraz takimtiliyimdir yazarlar konusunda keza elif Şafak da aynı eve sokmam kitaplarını.
Aslında tam da bu yüzden Hürü Ana çok gerçek bir karakter gibi geliyor bana. Dışarıdan güçlü, oturaklı ve herkesin gözünde saygın biri ama insanın geçmişi bazen en sağlam görünen taraflarını bile sessizce kırabiliyor. O değirmen sahnesinde biraz bunu hissetmiştim ben de; insan bazı anıları ne kadar gömerse gömsün, tamamen kurtulamıyor.
Yaşar Kemal konusunda sizi anlıyorum bu arada. Ben de bir yazarda fikirlerin hikâyenin önüne geçmesini çok sevmiyorum. Dili, atmosferi ve insanı anlatışı ne kadar güçlü olsa da okurken içimde bir mesafe oluşabiliyor bazen. Sanırım ben daha çok insan ruhuna yaklaşan, karakterin iç dünyasını öne çıkaran yazarlara yakın hissediyorum kendimi.
Maalesef ben çağımız yazarlarını kendimizden sanıp hayal kırıklığına uğratan çok olduğundan dolayı yabanci yazar tercih ediyorum. Ne kadar sempatik gozukebilirler ama içlerinde ki kin nefret ve ideolojiyi yansitiyorlar bu yüzden dolayı sevmiyorum. Tum topluma hitap eden yazarlar tercihimdir . İçinde vatan kutsallillar olan toplumun değerlerine değer veren düşmanlarına düşman olan yazarlar bas tacı gerisi gazel dir.
Sizi anlıyorum aslında. İnsan bir yazarı sadece kalemiyle değil, vicdanıyla da okumak istiyor bazen. Hele ki toplumun değerlerine yukarıdan bakan ya da insanları ayrıştıran bir dil hissedince, metin ne kadar güçlü olursa olsun okurla arasında mesafe oluşuyor.
Ben yine de edebiyatta tamamen aynı düşünmekten çok, insana dürüstçe yaklaşabilen yazarlara değer veriyorum sanırım. Çünkü bazen farklı fikirlerde olsa bile insan ruhunu samimiyetle anlatan bir yazar, okurun içinde gerçek bir iz bırakabiliyor. Ama dediğiniz gibi; vatanına, toplumuna ve insanına karşı küçümseyici olmayan yazarların daha çok sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum ben de.
Memnun oldum eva hanım teşekkür ederim fikir ve gorusleriniz için. İlk defa aynı görüşte biri ile dertleşmek güzel geldi . Rabbim gönlünüze göre versin . İyi geceler size .
Ben de fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim Faruk Bey. Farklı bakış açılarını anlamak ve üzerine konuşabilmek gerçekten değerli bir şey. Her konuda aynı düşünmekten ziyade, birbirimizi anlayabilmek daha kıymetli geliyor bana.
Size de iyi geceler dilerim, huzurlu bir gece olsun.
Kitap, film ve dizi tutkunlarının buluşma noktasına geldin. En sevdiğin içerikleri keşfetmek, incelemeler yazmak ve senin gibi düşünen binlerce kişiyle etkileşime geçmek için hemen üye ol!
Reklam
Bu site çerezler kullanıyor. Devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.
Çerez Tercihleri
Çerez tercihlerinizi seçin:
Zorunlu ÇerezlerSite işlevselliği için gerekli
Analitik ÇerezlerSite kullanımını analiz etmek için
Reklam ÇerezleriKişiselleştirilmiş reklamlar için
Onay
Onay
Kifidia'yı İndirin
Daha hızlı erişim için uygulamayı cihazınıza indirin.
Yorumlar (8)
Yorum yapmak için giriş yapın
Yaşar Kemal konusunda sizi anlıyorum bu arada. Ben de bir yazarda fikirlerin hikâyenin önüne geçmesini çok sevmiyorum. Dili, atmosferi ve insanı anlatışı ne kadar güçlü olsa da okurken içimde bir mesafe oluşabiliyor bazen. Sanırım ben daha çok insan ruhuna yaklaşan, karakterin iç dünyasını öne çıkaran yazarlara yakın hissediyorum kendimi.
Ben yine de edebiyatta tamamen aynı düşünmekten çok, insana dürüstçe yaklaşabilen yazarlara değer veriyorum sanırım. Çünkü bazen farklı fikirlerde olsa bile insan ruhunu samimiyetle anlatan bir yazar, okurun içinde gerçek bir iz bırakabiliyor. Ama dediğiniz gibi; vatanına, toplumuna ve insanına karşı küçümseyici olmayan yazarların daha çok sahiplenilmesi gerektiğini düşünüyorum ben de.
Size de iyi geceler dilerim, huzurlu bir gece olsun.