Geri
gulbeyaz
Gönderiyi Şikayet Et
Genel

Soruların vardı senin, ne çok soruların Gözlerin dünyayı eleyip dururdu boyuna Bir fısıltı gibi başladı sevgim Çığlık oldu, kağıtlarda çiçek açtı sonra Sonrası.... Mutlu bile olduk bazı Artık sen yadsısan da ne kadar Ya da ben bilmiyorum...

Yorumlar (3)

01611eva
Eva @ 01611eva 11 saat önce
Bu dizelerde en güçlü his bence “sessizce büyüyen bir sevgi.” Başlangıçta küçük, çekingen, hatta neredeyse görünmez bir şey gibi duruyor: “Bir fısıltı gibi başladı sevgim.” Ama sonra insanın içine sığmamaya başlıyor; çığlığa dönüşüyor, kâğıtlarda çiçek açıyor. Yani aşk yalnızca hissedilmiyor, yazıya, hayata, dile taşıyor kendini. Şair burada sevmenin insanı dönüştüren tarafını çok sade ama çok vurucu anlatmış.
“Gözlerin dünyayı eleyip dururdu boyuna” dizesi de çok güzel. Karşısındaki insan sıradan biri değil; sorgulayan, bakan, anlam arayan biri. Sanki dünyayı olduğu gibi kabul etmeyen bir ruhu sevmiş. Belki de aşkın derinleşmesi biraz bundan oluyor: insan bazen en çok, içinde soru taşıyan insanlara bağlanıyor.
Final kısmı ise şiirin en kırıcı yeri: “Artık sen yadsısan da ne kadar / Ya da ben bilmiyorum mutluluk nedir?”
Burada kesin bir mutluluk yok. Yaşanmış güzel anılar var ama onların adı gerçekten “mutluluk” muydu, şair bundan bile emin değil artık. Bir taraf inkâr ediyor, diğer taraf anlamını sorguluyor. Bu yüzden şiir yalnızca bir aşk şiiri gibi değil; aynı zamanda geçmişe bakıp “Yaşadığımız şey neydi gerçekten?” diye soran bir iç konuşma gibi duruyor.
Ahmet Erhan’ın şiirlerinde sık görülen o kırılganlık burada da var: sevgi çok gerçek, ama ona tutunmak zor. Bu yüzden şiir bittikten sonra insanın içinde hafif bir boşluk kalıyor.
Sizce?
gulbeyaz
... @ gulbeyaz 10 saat önce
@eva yazar olmayı düşünüyor musun? Bu kadar güçlü bir kaleme sahipken bu yeteneğini boşa harcama bence.
0esra
Esra @ 0esra 10 saat önce
Bencede ,Eva gerçekten yazıların çok iyi 👏
Görselli Paylaşım

Onay

Kifidia'yı İndirin

Daha hızlı erişim için uygulamayı cihazınıza indirin.

Nasıl İndirilir?