Beyaz Gemi, masumiyetin kırılışını anlatan en sarsıcı hikâyelerden biridir. Romanın merkezinde isimsiz küçük bir çocuk vardır. Bu çocuk, Issık Göl yakınlarında dağlarda yaşayan dedesi Mümin ve birkaç yetişkinle birlikte yaşamaktadır.
Çocuğun hayatı...
Beyaz Gemi, masumiyetin kırılışını anlatan en sarsıcı hikâyelerden biridir. Romanın merkezinde isimsiz küçük bir çocuk vardır. Bu çocuk, Issık Göl yakınlarında dağlarda yaşayan dedesi Mümin ve birkaç yetişkinle birlikte yaşamaktadır.
Çocuğun hayatı yalnızdır. Annesi ve babası yoktur. Onu hayata bağlayan iki şey vardır:
Dedesi Mümin’in anlattığı efsaneler
Uzaktan gördüğü beyaz gemi
Çocuk, babasının o gemide çalıştığını hayal eder. Bu gemi onun için umut ve kurtuluş sembolüdür.
Dedesi ona Boynuzlu Maral Ana efsanesini anlatır. Bu efsane, Kırgız halkının kökenini anlatan kutsal bir hikâyedir.
Ancak roman ilerledikçe yetişkinlerin dünyasının ne kadar acımasız olduğu ortaya çıkar. Özellikle Orozkul adlı karakter doğaya ve insanlığa karşı sert ve zalimdir.
Trajik dönüm noktası, kutsal Maral Ana’nın öldürülmesi ile gelir. Bu olay çocuğun bütün dünyasını yıkar.
Çocuk artık şunu fark eder:
Büyükler anlattıkları değerlere kendileri inanmamaktadır.
Romanın sonunda çocuk kendini suya bırakır. Çünkü o, balık olup beyaz gemiye ulaşmak ister.
Bu son, dünya edebiyatının en acı sonlarından biri olarak kabul edilir.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!