İncinmiş ve mağdur olanlar der ki: “Güzellik şefkatli ve naziktir. Kendi ihtişamından yarı mahcup genç bir anne gibi dolaşır aramızda.”
Tutkulu olanlar der ki: “Hayır, güzellik kudretli ve dehşetli bir şeydir.
Fırtına gibi ayağımızın altındaki...
İncinmiş ve mağdur olanlar der ki: “Güzellik şefkatli ve naziktir. Kendi ihtişamından yarı mahcup genç bir anne gibi dolaşır aramızda.”
Tutkulu olanlar der ki: “Hayır, güzellik kudretli ve dehşetli bir şeydir.
Fırtına gibi ayağımızın altındaki toprağı ve başımızın üstündeki göğü sarsar.”
Yorgun ve bıkkın olanlar der ki: “Güzellik tatlı fısıltılardan oluşur.
Ruhumuzda konuşur. Sesi sessizliklerimize teslim olur, gölge korkusuyla titreyen zayıf bir ışık gibi.”
Ama yerinde duramayanlar der ki: “Dağların arasında bağırdığını duyduk, bağırtılarıyla birlikte nal sesleri, kanat sesleri ve aslanların kükremeleri duyuldu.”
Geceleyin kentin muhafızları der ki: “Güzellik şafakla birlikte yükselecek doğudan.”
Öğle vakti çalışanlar ve yolcular der ki: “Onu günbatımının
pencerelerinden dünyaya eğilmiş gördük.”
Kış vakti karda mahsur kalanlarder ki: “Baharla birlikte gelecek tepelerden aşarak.”
Yaz sıcağında ekin biçenler der ki: “Onu güz yapraklarıyla dans ederken gördük, saçında da kar birikmişti rüzgârdan.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!