Goriot Baba benim için sadece bir baba-kız hikâyesi değil, sevginin nasıl sömürülebileceğini ve insanın kendi duygularıyla nasıl yavaş yavaş tükenebileceğini gösteren çok ağır bir roman oldu. Balzac bu kitapta, fedakârlığın kutsallığını değil,...
Goriot Baba benim için sadece bir baba-kız hikâyesi değil, sevginin nasıl sömürülebileceğini ve insanın kendi duygularıyla nasıl yavaş yavaş tükenebileceğini gösteren çok ağır bir roman oldu. Balzac bu kitapta, fedakârlığın kutsallığını değil, sınırı olmadığında nasıl yıkıcı bir hâl alabildiğini anlatıyor.
Goriot Baba’nın kızlarına duyduğu sevgi başta dokunaklı geliyor. Onlar için her şeyden vazgeçmiş olması, kendini tamamen geri plana atması ilk bakışta “iyi bir baba” imajı yaratıyor. Ama roman ilerledikçe bu sevginin tek taraflı ve dengesiz bir hâl aldığını görmek insanın içini acıtıyor. Kızlarının ilgisi azaldıkça, Goriot Baba daha çok vermeye, daha çok yok olmaya başlıyor.
Beni en çok sarsan şey, kızların kötülüğünden çok Goriot Baba’nın körlüğü oldu. Sevilmek için sürekli bir şeyler vermek zorunda hissetmesi, sevgiyi fedakârlıkla eşitlemesi ve karşılıksızlığa rağmen vazgeçememesi çok tanıdık geldi. Balzac burada sadece bir baba figürü değil, sevgiyi yanlış yerlerde ve yanlış biçimde arayan insanları anlatıyor.
Romanın arka planında Paris toplumu çok güçlü bir şekilde hissediliyor. Para, statü ve sosyal çevre neredeyse her şeyin önüne geçiyor. İnsan ilişkileri bile çıkar üzerinden şekilleniyor. Goriot Baba’nın değeri de kızlarının hayatındaki “işlevi” kadar var. Bu gerçek, romanın en acı taraflarından biri.
Rastignac karakteri ise hikâyeye ayrı bir boyut katıyor. Onun gözünden bu dünyayı görmek, ahlaki çürümenin nasıl normalleştiğini anlamamı sağladı. Roman boyunca bir yandan Goriot Baba’ya üzülürken, diğer yandan Rastignac’ın bu düzene ayak uydurma hâlini izlemek insanı rahatsız ediyor ama düşündürüyor.
Goriot Baba’yı bitirdiğimde içimde kalan şey büyük bir hüzün oldu. Bu roman bana sevginin her zaman yüce bir duygu olmadığını, bazen insanı küçülten, tüketen ve görünmez kılan bir şeye dönüşebileceğini düşündürdü. Balzac, kimseyi açıkça yargılamıyor; ama insanın içini acıtan bir gerçekliği çok net bir şekilde gösteriyor.
Goriot Baba, sevmenin sınırını, değer görmenin neye bağlı olduğunu ve toplumun insanı nasıl yalnızlaştırabildiğini anlatan, ağır ama unutulması zor bir roman.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!