Hakkında
Gülseren Budayıcıoğlu Mesleki tecrübelerinden yola çıkarak yazdığı güçlü eserlerle geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Psikiyatr Dr. Gülseren Budayıcıoğlu, çağdaş Türk edebiyatının en çok takip edilen yazarları arasında yer alıyor. Kitapları televizyon dizilerine de uyarlanan yazar, gerçeklerden yola çıkan çarpıcı kurguları ve akıcı üslubuyla okurlarına birbirinden sürükleyici hikayeler sunuyor. Budayıcıoğlu, eserlerinde ağırlıklı olarak karşılaştığı ilginç psikiyatri vakalarını ve danışanlarının yaşam öykülerini aktarıyor. Bu yönüyle yazar, okurlarını da etkileyici birer terapi niteliği taşıyan eserlerle buluşturuyor. Siz de insan psikolojisini hayatın dinamikleri ve zengin bir anlatımla bir arada okumak isteyenlerdenseniz, Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitaplarıyla tanışmak için daha fazla beklemeyin! Bilimsel, Sosyal ve Edebi Açıdan İletişime Adanmış Bir Yaşam Gülseren Budayıcıoğlu, 1947 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Annesi, babası ve iki kardeşiyle birlikte çocukluk yıllarını başkentin Cebeci ilçesinde geçirdi. Ortaokul ve lise öğrenimini TED Ankara Koleji’nde tamamlayan Budayıcıoğlu, edebiyata olan ilgisini de bu yıllarda keşfetti. Ancak ailesi ve okuldaki üstün başarıları, onu lisans öğrenimi için tıp bölümünü seçmeye yöneltti. Budayıcıoğlu, böylece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kayıt yaptırdı. Ayrıca öğrenimi sırasında TRT’nin açtığı spikerlik kursuna da kaydoldu. Budayıcıoğlu, TRT’deki beş yıllık spikerlik ve sunuculuk deneyiminin ardından 1972’de lisans öğrenimini tamamladı. Ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Psikiyatri Bölümü’nde asistan olarak çalışmaya başladı. 10 yıllık akademi kariyerinin ardından üniversiteden ayrılarak doktorluğa yöneldi. Mesleğini 23 yıl boyunca icra ettikten sonra 2005’te kendisine ait bir psikiyatri merkezi kurdu. “Madalyon Psikiyatri Merkezi” adıyla günümüzde de faaliyet gösteren bu kurum, isim olarak Budayıcıoğlu’nun 2004’te yayımladığı ilk kitabından da izler taşıyor: Madalyonun İçi… Mesleki Birikim ve Kalem Ustalığı ile Ortaya Çıkan Unutulmaz Eserler Madalyonun İçi ile yazarlığa ilk adımını atan Gülseren Budayıcıoğlu, dört yıl aradan sonra Günahın Üç Rengi, Madalyonun Öteki Yüzü adlı kitabını da yayımladı. Sonraki yıllarda bu eserleri Hayata Dön, Kral Kaybederse ve Camdaki Kız takip etti. Tüm kitaplarında engin mesleki deneyimlerinin yanı sıra kaleminin gücünü de yeniden ispatlayan Gülseren Budayıcıoğlu, hayatı ve kendinizi daha derinlemesine kavrayabilmeniz için sizi kitapları ile tanışmaya davet ediyor.
Kitapları
Bu Yazar Hakkında İçerikler
Kaderimiz hep kişiliğimizde, yani alışkanlıklarımızda, doğrularımızda ya da doğru bildiklerimizde gi
Kaderimiz hep kişiliğimizde, yani alışkanlıklarımızda, doğrularımızda ya da doğru bildiklerimizde gizlidir....
Bir kadın için çekilecek acıların en büyüklerinden biri bu; bugüne kadar hiç sevilmediğini hissetmek
Bir kadın için çekilecek acıların en büyüklerinden biri bu; bugüne kadar hiç sevilmediğini hissetmek......
Bu kitaplar da zaten insan ruhuna bir ışık tutabilmek amacıyla yazılıyor.
Bu kitaplar da zaten insan ruhuna bir ışık tutabilmek amacıyla yazılıyor....
Hayat daha çocukluğumuzda başlıyor kaderimizi yazmaya.
Hayat daha çocukluğumuzda başlıyor kaderimizi yazmaya....
Bir başkasını anlamak, bizi kendimize bir adım daha yaklaştırır; o hep kızdığımız, bir türlü beğenme
Bir başkasını anlamak, bizi kendimize bir adım daha yaklaştırır; o hep kızdığımız, bir türlü beğenmediği...
İnsanın başka birini anlaması da, anlatması da zordur.
İnsanın başka birini anlaması da, anlatması da zordur....
Sevinçten ağlamak güzel oluyormuş. Hiç tatmadığım, değişik bir duygu!
Sevinçten ağlamak güzel oluyormuş. Hiç tatmadığım, değişik bir duygu!...
Meğer bazen umut çok tehlikeli olabiliyormuş.
Meğer bazen umut çok tehlikeli olabiliyormuş....
Şu ölümlü dünyada acı olmaz olur mu ama yalan dünya bu kadar güzel olmasa, hayat çekilir miydi?
Şu ölümlü dünyada acı olmaz olur mu ama yalan dünya bu kadar güzel olmasa, hayat çekilir miydi?...
Geçmiş, insanın peşini nasıl da bırakmıyor!
Geçmiş, insanın peşini nasıl da bırakmıyor!...
Hiç durmadan vermek yerine, başkalarının da sana bir şeyler vermesine ne zaman izin vereceksin?
Hiç durmadan vermek yerine, başkalarının da sana bir şeyler vermesine ne zaman izin vereceksin?...
Her suçun bir cezası vardır ama ceza da sonsuz değildir.
Her suçun bir cezası vardır ama ceza da sonsuz değildir....
Hep gerçeğin peşine düştüm. Acı da olsa, gerçeğin her zaman daha değerli, daha önemli olduğuna inand
Hep gerçeğin peşine düştüm. Acı da olsa, gerçeğin her zaman daha değerli, daha önemli olduğuna inandım. Eğ...
Ölüm de, yaşam da, ikisi de birbirinden beterdi.
Ölüm de, yaşam da, ikisi de birbirinden beterdi....
Acemi olarak geliyoruz bu dünyaya, tam her şeyi görüp öğrenip, usta olduğumuzda da ölüm geliyor kapı
Acemi olarak geliyoruz bu dünyaya, tam her şeyi görüp öğrenip, usta olduğumuzda da ölüm geliyor kapıya....
İnsanın kendini değiştirmesi, dünyayı yerinden oynamaktan daha zordur.
İnsanın kendini değiştirmesi, dünyayı yerinden oynamaktan daha zordur....
Öfke ve pişmanlık aslında hep kol kola gezen duygulardır.
Öfke ve pişmanlık aslında hep kol kola gezen duygulardır....
Konuşmak, içindekini söylemek çoğu zaman bir apseyi boşaltmak gibidir.
Konuşmak, içindekini söylemek çoğu zaman bir apseyi boşaltmak gibidir....
Umutlarım, hayallerim var benim. Bunlardan asla vazgeçmeyeceğim.
Umutlarım, hayallerim var benim. Bunlardan asla vazgeçmeyeceğim....
Kurt kocayınca köpeklerin maskarası oluyor.
Kurt kocayınca köpeklerin maskarası oluyor....
İnsan bir şeyleri yaşarken kıymetini bilemiyor.
İnsan bir şeyleri yaşarken kıymetini bilemiyor....
Her şeyin, hayatın bile bir sonu varken, sabrın sonu olmaz mı?
Her şeyin, hayatın bile bir sonu varken, sabrın sonu olmaz mı?...
Yıllar geçtikçe umut umutsuzluğa döner. Aşkın, sevginin, tutkunun yerini intikam duyguları alır.
Yıllar geçtikçe umut umutsuzluğa döner. Aşkın, sevginin, tutkunun yerini intikam duyguları alır....
Tanrı'nın cezalandırdığı insandan uzak durmak lazım... İlahi adalet tecelli edecek. Kul ne yapsa boş
Tanrı'nın cezalandırdığı insandan uzak durmak lazım... İlahi adalet tecelli edecek. Kul ne yapsa boş!...
Kadınlar her şeyi affeder ama zayıf bir erkeği asla affetmezler.
Kadınlar her şeyi affeder ama zayıf bir erkeği asla affetmezler....
Geçmiş, her zaman hüzünlendiriyor insanı.
Geçmiş, her zaman hüzünlendiriyor insanı....
Ne ilginç bir hikâye! Geleceğimiz gerçekten de geçmişimiz de saklı! İyi bakmayı bilebilsek, bakınca
Ne ilginç bir hikâye! Geleceğimiz gerçekten de geçmişimiz de saklı! İyi bakmayı bilebilsek, bakınca görmeyi b...
Kendisinin bile hatırlamaya korktuğu şeyleri bir başkasına anlatmak, ağzından çıkanları bir kez de k
Kendisinin bile hatırlamaya korktuğu şeyleri bir başkasına anlatmak, ağzından çıkanları bir kez de kulağıyla...
İnsanın yalnızlığını büyük kalabalıklar gidemez.
İnsanın yalnızlığını büyük kalabalıklar gidemez....
Hayatınızda belki de ilk kez ayağınız taşa takılmış ve tökezlemişsiniz. Ancak bunu fırsata çevirip h
Hayatınızda belki de ilk kez ayağınız taşa takılmış ve tökezlemişsiniz. Ancak bunu fırsata çevirip hayatın...
Gerçeklerden kaçmak yerine, onların ne olduğunu görmeye çalışsanız keşke.
Gerçeklerden kaçmak yerine, onların ne olduğunu görmeye çalışsanız keşke....
Bazen çekilen acılar geliştirir, güçlendirir insanları.
Bazen çekilen acılar geliştirir, güçlendirir insanları....
Hayat size, "Artık yeter, dur!" diyor. "Değiş," diyor, yani "Hayata bir başka pencereden bakmayı öğr
Hayat size, "Artık yeter, dur!" diyor. "Değiş," diyor, yani "Hayata bir başka pencereden bakmayı öğren," diyor. "...
İçinizdeki o umudu öldürebilirseniz hayata yeniden başlayabilirsiniz.
İçinizdeki o umudu öldürebilirseniz hayata yeniden başlayabilirsiniz....
Sevgiye, desteğe, anlaşılmaya, arada bir övülmeye, beğenilmeye öyle aç ki...
Sevgiye, desteğe, anlaşılmaya, arada bir övülmeye, beğenilmeye öyle aç ki......
Çektiginiz bunca acı artık sizi değiştirebilmeli. Hayatınızı bir kere daha gözden geçirmeli, nerede
Çektiginiz bunca acı artık sizi değiştirebilmeli. Hayatınızı bir kere daha gözden geçirmeli, nerede ve niçin ...
Bazen alışkanlıklarımız bize çok pahalıya mâl olabiliyor.
Bazen alışkanlıklarımız bize çok pahalıya mâl olabiliyor....
Gerçekler ne kadar acı olsa da, bize her zaman bir şeyleri değiştirme, düzeltme şansı verir.
Gerçekler ne kadar acı olsa da, bize her zaman bir şeyleri değiştirme, düzeltme şansı verir....
Yargılanmak değil, anlaşılmak istiyorum. - Haklısınız, acılar paylaşıldıkça azalır.
Yargılanmak değil, anlaşılmak istiyorum. - Haklısınız, acılar paylaşıldıkça azalır....
İlişkiler bu kadar ucuz, bu kadar değersiz olmamalı. Böyle olursa insanın diğer canlılardan bir fark
İlişkiler bu kadar ucuz, bu kadar değersiz olmamalı. Böyle olursa insanın diğer canlılardan bir farkı kalmaz....
Sevgi böyle bir şey olmalıydı. Bir kere sevdin mi asla vazgeçmemeliydin.
Sevgi böyle bir şey olmalıydı. Bir kere sevdin mi asla vazgeçmemeliydin....
Psikiyatriye deliler değil, akıllılar gelir. İç dünyasında bir şeylerin yolunda gitmediğini, bir ye
Psikiyatriye deliler değil, akıllılar gelir. İç dünyasında bir şeylerin yolunda gitmediğini, bir yerlerde bir ...
Her şeye rağmen insanlar bir başkasına güvenmeye muhtaçtır.
Her şeye rağmen insanlar bir başkasına güvenmeye muhtaçtır....
Mutsuzluğunu kadere yükleme. Savaş onunla. Mutluluğun peşine düş. Her yerde ara onu. Mutluluk emekle
Mutsuzluğunu kadere yükleme. Savaş onunla. Mutluluğun peşine düş. Her yerde ara onu. Mutluluk emekle, çabayla,...
İnsanlara neden bu kadar yoğun bir biçimde bağlandığını hiç düşündün mü?
İnsanlara neden bu kadar yoğun bir biçimde bağlandığını hiç düşündün mü?...
Her seferinde bir bahane bulup kıkır kıkır gülüyoruz. Bu dünyanın tüm acılarına karşı belki de bir ç
Her seferinde bir bahane bulup kıkır kıkır gülüyoruz. Bu dünyanın tüm acılarına karşı belki de bir çeşit ...
İnsan bile bile kendini ateşe atar mı? - Ben attım. - Neden attığını iyi anlarsan, belki bunu bir
İnsan bile bile kendini ateşe atar mı? - Ben attım. - Neden attığını iyi anlarsan, belki bunu bir daha yapmazs...
Hayatta neyden korkarsan, başına mutlaka o geliyor.
Hayatta neyden korkarsan, başına mutlaka o geliyor....
Seni seviyor görünseler de, kimse seni sevmez aslında.
Seni seviyor görünseler de, kimse seni sevmez aslında....
İnsan değerli olmayı sevile sevile, sayıla sayıla öğrenir.
İnsan değerli olmayı sevile sevile, sayıla sayıla öğrenir....
Ne kadar kötüyseniz, onu ne kadar çok yaralayabiliyorsanız, size verdiği önem o kadar artıyor. Aşk b
Ne kadar kötüyseniz, onu ne kadar çok yaralayabiliyorsanız, size verdiği önem o kadar artıyor. Aşk bile geçmiş...
Sevilmeyen insanların gözlerinin ışığı hep biraz sönüktür.
Sevilmeyen insanların gözlerinin ışığı hep biraz sönüktür....
Sevgi gider, yerine onun kadar yakıcı bir duygu olan nefret gelir.
Sevgi gider, yerine onun kadar yakıcı bir duygu olan nefret gelir....
Ağlamak, her zaman ağlamamaktan daha iyidir.
Ağlamak, her zaman ağlamamaktan daha iyidir....
Duygular hep aptaldır. Aklı yoktur duyguların.
Duygular hep aptaldır. Aklı yoktur duyguların....
Sabahlara kadar onu düşünmek, onu bir an önce görebilmek için akşamı iple çekmek, yanından hiç ayrıl
Sabahlara kadar onu düşünmek, onu bir an önce görebilmek için akşamı iple çekmek, yanından hiç ayrılmak iste...
Bu kadar okumasa, her şeyi bu kadar bilmese, bazı şeyleri görmeyiverse belki de daha huzurlu bir hay
Bu kadar okumasa, her şeyi bu kadar bilmese, bazı şeyleri görmeyiverse belki de daha huzurlu bir hayat yaşayabilird...
“Çocukken başkaydı gördüklerim, şimdi bambaşka.”
“Çocukken başkaydı gördüklerim, şimdi bambaşka.”...
“Şimdi artık ağlamıyorum... ama ağlamak için hâlâ çok neden var...”
“Şimdi artık ağlamıyorum... ama ağlamak için hâlâ çok neden var...”...
Bir çocuğun nasıl bir ortamda, kimlerin elinde, ne şartlarda büyüdüğü o çocuğun kaderini yazıyor
Bir çocuğun nasıl bir ortamda, kimlerin elinde, ne şartlarda büyüdüğü o çocuğun kaderini yazıyor....