Hakkında
Ahmet Oktay, (d. 21 Ocak 1933, Ankara) Türk şair, yazar, gazeteci.<br><br> 1933 yılında Ankara'da doğdu. Yazmaya ortaokul sıralarında başladı. İlk şiiri, 1949-1950 yılları arasında <i>Gerçek</i> dergisinde yayımlandı. Öğrenimini lisede yarım bırakarak çalışmaya başladı.<br><br> Ahmet Oktay, 1950'li yıllarda Mavi Hareketi içinde yer aldı ve aynı adlı dergide yazıları ve şiirleriyle etkin bir rol oynadı. 1961 yılında <i>Yeni İstanbul</i> gazetesinin Ankara bürosunda "parlamento muhabiri" olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazetelerde ve TRT Haber Merkezi'nde muhabirlik, haber müdürlüğü yaptıktan sonra 1982'de TRT'den emekli oldu. Bir süre daha <i>Milliyet</i> gazetesinde çalışmaya devam eden Ahmet Oktay, 1993 yılında görevinden ayrılarak kendini tümüyle yazmaya verdi.<br><br> Başlangıçta yazdığı şiirlerle Ahmed Arif şiirinden etkilendiği izlenimini verirken, 1960'lardan sonra toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla İkinci Yeni'ye doğru yöneldi. Şiirlerinde destansı bir söyleyiş kullandı, zengin sözcük dağarcığı ile kendini hemen belli eden bir tarzla şiirler yazdı.<br><br> Şiir kitaplarından özellikle <i>Yol Üstündeki Semender</i> (1987) Behçet Necatigil Şiir Ödülü almasınında ötesinde içerdiği şiir isimleriyle de önem kazanmıştır. Her bir şiirinde intihar etmiş bir şairi şiire dönüştürmüş ve o şairin biçemiyle kendi biçeminin karışımı enfes bir biçem ortaya koymuştur. Türkiye'de birçok şiirsever bu şiir kitabı nedeniyle gizli kalmış Türk ve yabancı şairleri farklı yanlarıyla öğrenebilmiştir.
Kitapları
Bu Yazar Hakkında İçerikler
Çözülen düğüm yeni bir düğüm örermiş meğer
Çözülen düğüm yeni bir düğüm örermiş meğer...
Yaşam da Doğa da tuzakla dolu, Yazgın orda! Kaç nereye kaçarsan!
Yaşam da Doğa da tuzakla dolu, Yazgın orda! Kaç nereye kaçarsan!...
Her Yazgı tuhaftır. Düşen bir kaşık sesi, nasıl yankılanırsa yerde, öyledir: Anlaşılmaz, basit,
Her Yazgı tuhaftır. Düşen bir kaşık sesi, nasıl yankılanırsa yerde, öyledir: Anlaşılmaz, basit, karış�...
Kalp bulduğunu sanır; o andır oysa sevilen bedenin solduğu.
Kalp bulduğunu sanır; o andır oysa sevilen bedenin solduğu....
Uçurumsudur arayan insan. Yetinmez buldugu ve olduguyla.
Uçurumsudur arayan insan. Yetinmez buldugu ve olduguyla....
Bir tebessüm kalsın sana benden; bir güle değmiş gibi ol masamda, her sabah o ciltlere dokundukça;
Bir tebessüm kalsın sana benden; bir güle değmiş gibi ol masamda, her sabah o ciltlere dokundukça; tozlarım ev...
medet umdum aşkların anısından, ne yazık, ne yazık! Siyahtı aşklar.
medet umdum aşkların anısından, ne yazık, ne yazık! Siyahtı aşklar....
her yerde ölüyor ölen, yurtta ve yad elde
her yerde ölüyor ölen, yurtta ve yad elde...
çabuk unutmak zorunda her yoksul, dayanabilmek için ertesi güne.
çabuk unutmak zorunda her yoksul, dayanabilmek için ertesi güne....
yeraltı mı daha korkunç bilmiyorum, dünya mı?
yeraltı mı daha korkunç bilmiyorum, dünya mı?...
Ayrılık bilemem ne zaman gelir, Sen bir okul defteri getir bana; çünkü sadece yazmak tesellidir ç
Ayrılık bilemem ne zaman gelir, Sen bir okul defteri getir bana; çünkü sadece yazmak tesellidir çektiğimiz ac�...
geçmişten savrulan küller hala kanatıyor göğsümü.
geçmişten savrulan küller hala kanatıyor göğsümü....