Sorulara Dön
Çözüldü
Hüzün ve üzüntü
Sizce hüzün ve üzüntü arasın da ki fark nedir?
Cevaplar
(4)
En İyi Cevap
Hüzün ile üzüntü, aynı gökyüzünün iki ayrı bulutu gibidir; uzaktan bakıldığında benzer görünürler, fakat taşıdıkları yağmur farklıdır.
Üzüntü, çoğu zaman bir olayın ardından gelen kısa bir gölgedir. Bir söz, bir kayıp, bir hayal kırıklığı insanın içini acıtır ve kalpte geçici bir ağırlık bırakır. Sebebi bellidir; neredeyse elle tutulacak kadar somuttur. Zaman geçtikçe o gölge yavaşça çekilir, insan yeniden ışığa alışır.
Hüzün ise başka bir şeydir. O, tek bir olaydan doğmaz; daha çok insanın iç dünyasında sessizce büyüyen bir duygudur. Bazen bir akşamüstü ışığında, bazen eski bir hatırayı hatırlarken, bazen de hiçbir neden yokken gelip insanın içine yerleşir. Hüzün, kalbi yaralayan bir acıdan çok, ruhu ağırlaştıran bir fark ediştir: zamanın geçmesi, bazı şeylerin geri gelmeyecek olması, hayatın eksik kalan tarafları…
Bu yüzden denebilir ki:
Üzüntü bir olayın ardından gelir; hüzün ise insanın varoluşuna dokunur.
Edebî bir ifadeyle söylemek gerekirse:
Üzüntü kalbin sızlamasıdır;
hüzün ise insanın kendi içindeki sessizliğe kulak vermesidir.
Bu duyguyu özellikle Orhan Pamuk, İstanbul: Hatıralar ve Şehir adlı eserinde anlatırken bir şehre bile sinmiş bir ruh hâli gibi tasvir eder. Ona göre hüzün, bazen sadece bir insana değil, bir şehre, bir zamana ve bir hatıraya da ait olabilir.
Üzüntü, çoğu zaman bir olayın ardından gelen kısa bir gölgedir. Bir söz, bir kayıp, bir hayal kırıklığı insanın içini acıtır ve kalpte geçici bir ağırlık bırakır. Sebebi bellidir; neredeyse elle tutulacak kadar somuttur. Zaman geçtikçe o gölge yavaşça çekilir, insan yeniden ışığa alışır.
Hüzün ise başka bir şeydir. O, tek bir olaydan doğmaz; daha çok insanın iç dünyasında sessizce büyüyen bir duygudur. Bazen bir akşamüstü ışığında, bazen eski bir hatırayı hatırlarken, bazen de hiçbir neden yokken gelip insanın içine yerleşir. Hüzün, kalbi yaralayan bir acıdan çok, ruhu ağırlaştıran bir fark ediştir: zamanın geçmesi, bazı şeylerin geri gelmeyecek olması, hayatın eksik kalan tarafları…
Bu yüzden denebilir ki:
Üzüntü bir olayın ardından gelir; hüzün ise insanın varoluşuna dokunur.
Edebî bir ifadeyle söylemek gerekirse:
Üzüntü kalbin sızlamasıdır;
hüzün ise insanın kendi içindeki sessizliğe kulak vermesidir.
Bu duyguyu özellikle Orhan Pamuk, İstanbul: Hatıralar ve Şehir adlı eserinde anlatırken bir şehre bile sinmiş bir ruh hâli gibi tasvir eder. Ona göre hüzün, bazen sadece bir insana değil, bir şehre, bir zamana ve bir hatıraya da ait olabilir.
Üzüntü Genelde belli bir olaydan dolayı ortaya çıkan, daha kısa süren bir duygudur.
Hüzün Daha derin, daha sakin ve bazen nedeni tam belli olmayan, uzun sürebilen bir duygudur.
Hüzün Daha derin, daha sakin ve bazen nedeni tam belli olmayan, uzun sürebilen bir duygudur.
Üzüntü, aniden bastıran bir yağmur gibidir; gelir, insanı ıslatır ama çoğu zaman bir süre sonra diner.
Hüzün, insanın içine yavaşça çöken sessiz bir akşam gibidir.
Hüzün, insanın içine yavaşça çöken sessiz bir akşam gibidir.
Hüzün uzun sürer üzüntü anltır kendimden biliyorum
Cevap yazmak için giriş yapmanız gerekiyor.